27 Nisan 2011 Çarşamba

Zor-unlu yaşlılık

Yaşlılık gerçekten zor (olmalı)...

Duyuların çalışması sorunlu ve giderek kötüleşiyor; algı ve dikkat giderek bozuluyor, hele farkındalık giderek azalıyor. 87 yaşındaki teyzemin kulakları zor duyuyor (cihaz fayda etmiyor), ses ve konuşma sorunlu (tiroid ameliyatından dolayı), gözler de sorunlu (bir tanesinin katarakt ameliyatı var yakında), tat alma duyusu da arada sırada şaşırıyor ama dokunma duyusu yerinde maşallah :)

Teyzeme bazan (aslında çoğu zaman) bir şey anlatmak için fazladan enerji harcamak gerekiyor. Anlayamadığından değil biliyorum, algılayamadığından ya da duyamadığından. Böyle zamanlarda önce derin bir nefes alıyorum. Hem sesimi daha yüksek tonda kullanacağım için hem de söyleyeceklerimi daha anlaşılır kılacak sözcüklere kısa bir ön hazırlık için. Sonra da mümkün olduğunca yakınında ve karşısında durarak, normalden yüksek tonda konuşuyorum. Sözcükleri tek tek, vurgulayarak söylemeye çalışıyorum, konuşmam uzun sürerse, sonunda yorulduğumu hissediyorum. Tabii giderek otomatikleşmeye başlıyor bu konuşma hali ve nahoş durumlar da doğurabiliyor. Alışkanlıkla anneme de yüksek tonda konuşunca (o daha iyi duyuyor ama yine algılama sorunu var) kızıyor bana :) Tabii kendimi bağırıyormuş gibi hissediyorum, tatsız bir hal.. Yaşayan bilir, yaşlılarla konuşmak şevkat temelli özen, dikkat ve sabır gerektirir.Kendinize, dilinize, hatta beden dilinize hakim olmak zorundasınız, tıpkı karşınızda 5-10 yaşlarında çocuk varmış gibi.:)

Yaşlılık zor ve kaçınılmaz.. Hayata bağlı kalmak ta hem şaşırtıcı hem de takdir edilesi. Sen çok yaşa e mi teyzem? :)

0 yorum:

Yorum Gönder